Pediatrik Travma
Çocuk Cerrahisi, çiğdem ulukaya durakbaşa,ş.kerem özel, Editör, Nobel Tıp Kitapevi, İstanbul, ss.47-58, 2022
- Yayın Türü: Kitapta Bölüm / Ders Kitabı
- Basım Tarihi: 2022
- Yayınevi: Nobel Tıp Kitapevi
- Basıldığı Şehir: İstanbul
- Sayfa Sayıları: ss.47-58
- Editörler: çiğdem ulukaya durakbaşa,ş.kerem özel, Editör
- Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
PEDİATRİK TRAVMA
Müjdem Nur AZILI
Sistolik basınç (5. yüzdelik dilim) = 70 mm Hg + 2 X (yıl olarak yaş)
Hastaneye yatırılması ve/veya cerrahi müdaha- le gerektiren ağır yaralanmış birçok çocuk başlan- gıçta stabil olarak değerlendirilebilir. Stabil görü- nen travmalı çocukta kapsamlı bir değerlendirme yapmak ve ciddi yaralanma bulgularını belirleye- bilmek ilk müdahaleyi yapan hekiminin görevidir.
Travmaya bağlı yaralanmalar üç farklı şekilde sı- nıflandırılır:
1. Vücut bölgesine ve genişliğine göre; tekli,
çoklu
Oluş mekanizmasına göre; künt, delici
Şiddetine göre; hafif, orta, şiddetli
Epidemiyoloji
Travma, Amerika Birleşik Devletleri’nde 0-14 yaş arası çocuklarda önde gelen mortalite ve morbidite nedeni olmaya devam etmekte ve A.B.D.’de her yıl travma nedeniyle on bine yakın çocuk kaybedil- mektedir. Ayrıca bir yaş altı çocuklarda en sık ölüm nedeni travma iken tüm yaşlara bakıldığında en sık sebebin motorlu taşıt kazaları olduğu görülmüştür. Bisiklet ve motorlu araç kazaları daha çok büyük çocukları etkilerken ikinci en sık nedenin ev içi ka- zalar oluşu dikkati çekmelidir. Zira, travma önlene- bilir bir ölüm nedenidir. Ülkemizde geniş kapsamlı çalışmalar olmasa da yapılan çalışmalar en sık travma sebebinin düşme olduğunu ve bunu trafik
Stabil pediatrik travma hastası, ilk değerlendir- mede normal veya normale yakın yaşamsal belir- tileri olan bir çocuğu ifade eder. Ancak yaşamsal belirtiler değerlendirilirken yetişkinlerin aksine çocuklar için vital bulguların yaşla birlikte değiş- kenlik gösterdiği bilinmelidir. Çocukların kalp ve solunum hızları yetişkinlere oranla daha yüksek ve kan basınçları daha düşüktür.
1-10 yaş arası çocuklar için yaşa göre 5. per- sentil sistolik kan basıncı aşağıdaki formülle he- saplanabilir:
Birçok çocuk ve ergen önlenebilir nedenlerle
travmaya maruz kalmaktadır. Yaşları 0-18 yaş
arasında değişen bu popülasyon için en sık ölüm
nedenlerinden biri travmadır. Yaralanmalar, ya-
nık ve zehirlenme acil servis başvurularının bü-
yük kısmını oluşturmaktadır.
Künt yaralanma, tüm pediatrik yaş grubu travmaların yaklaşık yüzde 90’ını oluşturur. Künt bir kuvvetin küçük çocuk vücudunda oluşturdu- ğu hasar sıklıkla çoklu sistem travmasına neden olur. Yaralanmaların çoğunluğu hafif ila orta şiddette olsa da, çocuklara müdahale eden tüm hekimlerin yaşamı tehdit eden travma varlığında uygun yaklaşımı planlayabilmesi gerekmektedir. Ayrıca, çocuklar yetişkinlerden farklı anatomi ve fizyolojileri nedeniyle ileri travma bakımı sıra- sında özel dikkat gerektirir.
Tanım
kazalarının izlediğini bildirmiştir. Tüm çocukluk çağında erkeklerin kızlara göre daha sık travmaya maruz kaldığı saptanmıştır.
Çocuklarda travmaya bağlı ölümlerin yaklaşık dörtte üçü hastaneye ulaşmadan gerçekleşmekte- dir. Travmaların %90’ı künt, %10’u kesici delici alet yaralanmasına bağlı olsa da kesici delici alet yara- lanmaları ölümlerin yarısına yakının nedenidir.
Hastaneye ulaşabilen çocuklarda en sık trav- ma şekli kafa travmalarıdır, çocuklarda baş/ gövde oranının daha fazla oluşu bunda etken- dir. Kafa travmalarını ekstremite, toraks ve karın travmaları takip eder.
Etyoloji ve Patogenezis
Yaralanma mekanizmalarına göre bakıldığında 0-5 yaş arası grupta en sık nedenler sırasıyla; düşme, araç ve yaya kazası, istismar iken 6-10 yaş grubu ço- cuklarda düşmeyi yaya ve bisiklet kazaları takip et- mektedir. 10 yaş üstü çocuklarda ise araç kazaları ilk sırada yer almaktadır. Mortalite oranı tüm yaş grup- larında ortalama %3 civarında bildirilmektedir.
Travmaya bağlı ölümlerin yarısı genelde olay yerinde olup santral sinir sistemi ya da ana damar yaralanmalarına bağlı gerçekleşmektedir. Trav- mayı takiben erken dönem ölümlerde kafa içi ka- namalar ve torakal patolojiler suçlanmaktadır. Bu nedenle erken ve doğru müdahale hayati öneme sahiptir. Travmaya bağlı geç ölümler genelde ne- den sepsis gibi ikincil sebeplere bağlı olmaktadır.
Motorlu taşıt kazalarında kazazedenin araca göre ya da içindeki pozisyonu önemlidir. Ön bölge- den alınan hasar vertebra ve kas-iskelet sistemi ha- sarına neden olur iken arkaya oranla önde göğüs, karın, pelvis ve axial iskelet yaralanmaları da sıktır.
Klinik Özellikler
Çocuğun erişkinden farkları
-
- Vücut kitle indeksinin çocuklarda düşük ol- ması nedeniyle travma esnasında aktarılan enerji daha yüksektir. Bu da çoklu sistem travma gelişim riskini arttırır.
-
- Vücut yüzey alanı/ağırlık oranının yüksek ol- ması nedeniyle insensibl sıvı ve ısı kaybı daha fazladır.
- Çocuklarda baş/gövde oranı yüksek oldu- ğundan dolayı kafa travmasına yatkınlık artar ayrıca yatar pozisyonda boynun fleksiyonu ile hava yolu tıkanabilir.
- Mediasten daha mobildir, mediastinal kayma (şift) daha kolay olur.
- Torako-abdominal kas yapısı zayıftır ve ka- burgalar esnektir. Bu nedenle dışta fazla bir hasar olmadan da iç organ hasarı oluşabilir.
- Karaciğer ve dalak daha ön yerleşimli, böb- rekler daha mobil ve orantısal olarak daha büyüktür. Ayrıca organların etrafındaki ko- ruyucu yağ dokusu nispeten azdır.
Pediatrik Değerlendirme Üçgeni
Sadece 30-60 saniyeyi alan ilk değerlendirme ile travmalı çocuğun klinik durumu hakkında genel fikir sahibi olabiliriz.
Görünüm/ havayolu: Yaralanmanın şiddetini, tedaviye ihtiyacını değerlendirmede en önemli parametredir. Çocuğun kas tonusu, etkileşimi, konuşma/ağlama ve bakışı değerlendirilir. Çocu- ğun çevreye normal yanıtı ve ekstremitelerini iyi hareket ettirmesi beklenir (Resim 1).
Resim 1. Görünüm/solunum ihtiyacının belirlenmesi ile uygun desteğin başlanması.
BÖLÜM7 PediatrikTravma 49
Resim 2. Ciltte dolaşım bozukluğunu düşündüren be- nekli görünüm.
Solunum işi: Solunumun aşırı çaba ve anormal solunum sesler var olmadan düzenli ise normal iken solunum ihtiyacında artış ya da dispne altta yatan olası nedenlerin araştırılmasını gerektirir.
Deride dolaşım/siyanoz ya da kanama varlı- ğı: Ciltte normal görünüm yerine siyanoz, so- lukluk, ya da kanama varlığı klinisyeni uyarır (Resim 2).
Travmanın ABC’Sİ
(A) Airway: Havayolunun sağlanması (servikal immobilizasyon ile birlikte)
Çocukta solunum durması kalp durmasından daha önce gerçekleşir. Aksi ispatlanmadıkça servi- kal vertebra hasarı varmış gibi davranılır. Orofa- rinks hızla değerlendirilir. Uygun baş-boyun po- zisyonu verilir (Resim 3). %100 O2 desteği sağlanır. Endikasyon varsa endotrakeal entübasyon yapılır.
(B) Breathing: Solunum ve ventilasyon Hipoventilasyon ve buna bağlı respiratuar asidoz çocuklarda en sık kardiak arrest nedeni- dir. Solunum sayısı, derinliği, hemitoraksların solunuma katılımı, solunum sesleri, trakea po-
Resim 3. Hava yolunun uygun manevra ile kontrol altına alınması.
zisyonu, kalp tepe atımının yeri, ciltaltı amfizemi hızla değerlendirilmelidir.
(C) Circulation: Dolaşım ve kanama kontrolü Sistemik perfüzyonun hızlı ve tekrarlanan değerlendirilmesidir. Hemorajik şokun erken tanı ve tedavisi, eksternal kanamanın kontrolü çok önemlidir. Travma sonrası şokun en önem- li nedeni hipovolemidir. Çocuklarda kan hacmi 80ml/kg olup total kan hacminin %25-30’undan fazlasının (20ml/kg) kaybı şoka neden olur. Hi- povolemik şokun en erken klinik bulgusu ta- şikardidir (Resim 4). Hipotansiyon, şokun geç bulgusudur. Kan kaybı %35-45’in üzerinde ise
bradikardi ve hipotansiyon gelişir.
Hipovolemik şok bulguları: Taşikardi, takipne, periferik nabız dolgunluğunda azalma, nabız ba-
Resim 4. Travmalı çocukta taşikardiye eşlik eden hipo- volemi bulguları
50 BÖLÜM7 PediatrikTravma
Resim 5. Travmanın ABC’si.
sıncında daralma, kapiller geri doluş zamanında gecikme (>2sn), soğuk ekstremite, mental durum değişikliği (anksiyete, ajitasyon).
Hipovolemi varlığında en az iki damar yolu açılmalıdır. Hızla damar yolu açılamayacaksa ke- mik içi yol kullanılmalıdır. Başlangıçta 40-60ml/ kg serum fizyolojik veya ringer laktata rağmen perfüzyon yetersizliği bulguları devam ediyorsa kan transfüzyonu yapılmalıdır. Son kılavuzlarda ilk olarak ringer laktatın başlanması yönünde öneriler de mevcuttur (Resim 5, 6).
Yeterli sıvı resüsitasyonunun basit göstergeleri:
Kan basıncı ve kalp hızının normal sınırlarda ol- ması
İdrar çıkışının > 1ml/kg /saat olması Bilincin düzelmesi
(D) Disabilitiy: Nörolojik değerlendirme
Bilinç durumu, pupillerin boyutu ve ışık re-
aksiyonu, ekstremitelerin hareket ve tonusu, pos-
tür ve refleks yanıtı değerlendirilir.
(E) Exposure and enviroment: Elbiselerin çıkartılması, ekstremitelerin kontrolü
Hasta tamamen soyularak baştan ayağa mu- ayene edilmelidir. Soğuktan koruyucu önlemler alınmalıdır.
Tanı
Fizik muayene
Çocuklar travma nedeniyle başvurduğunda vital bulguların yaşa göre değişkenlik gösterdiği bilin- melidir. Çocukların yaşları büyüdükçe dakika-
Resim 6. Travmalı çocukta hipovolemi bulgularında uygun sıvı resüsitasyonu
BÖLÜM7 PediatrikTravma 51
|
Tablo 1: Travmalı çocukta yaşlara göre normal vital bulgu değerleri |
||||
|
Yaş (yıl) |
Solunum S./dk. |
Tidal hacim (ml) |
Nabız |
TA (mmHg) |
0-1 40-60
1-5 30
5-10 20
50-80
100-200
250-400
110-160 70-90/40
95-140 80-100/60
80-120 90-100/80
motoraks ya da hava yoluna yabancı cisim, kan aspirasyonu şüphesinde akciğer grafisi çekilmeli, gerekir ise ileri görüntüleme veya girişim yapıl- malıdır. Kanama varlığında kan sayımı takibi unutulmamalıdır.
Laboratuvar testleri
Tanısal testlerden tam kan sayımı, kan grubu ve kros, kan gazı, tam idrar tetkiki, PT ve PTT, glu- koz, üre, kreatinin, lipaz, transaminazlar, elekt- rolitler istenmelidir. Olası kanama ihtimalinden dolayı hızla kan hazırlığı yapılmalıdır.
Görüntüleme
Radyolojik yöntemlerde rutin direkt grafinin yeri kısıtlıdır. Lateral boyun grafisi, arka-ön akciğer grafisi en sık kullanılan grafilerdir. Son yıllarda hasta başı ultrason incelemesi (USG); FAST (Fo- cused Assessment with Sonography for Trauma) ile yapılmakta, kanamanın erken bulgusu olarak serbest sıvı saptamaya yönelik kullanılmaktadır. Detaylı değerlendirme için bilgisayarlı tomogra- fi (BT) gibi radyolojik tetkikler veya anjiografi, üretrografi ya da intravenöz pyelografi (IVP) gibi ileri incelemeler yapılabilir.
Kafa travması düşünülen bir olguda günü- müzde ilk başvurulan yöntem BT olmalıdır. An-
daki solunum sayıları ve kalp atm hızları azalır. Yaşlara göre vital belirtiler değişkenlik gösterir, yaşlara bağlı kritik sınır değerleri tablo 1 veril- miştir. Solunum hızı ve derinliği travma moni- törizasyonunda önemli bir göstergedir. Solunum sayı ve derinliğinde artışın en sık nedeninin ağrı olduğunu bilmek ama olası hipovolemi bulgusu olabileceğini de düşünerek hareket etmek gerek- mektedir.
Çocuklarda çoklu travmaya bağlı ölümlerin yarısına yakınının nedeni kafa travmalarıdır. Glas- gow Koma Skalası, ilk kullanılan skorlama sistemi olup kafa travması dışında da prognostik değere sahiptir. Hastanın konutlara göz, motor ve sözel yanıtlarını değerlendirir, puanlama yaparak değer- lendirme yapmamızı sağlar. Bu nedenle Glasgow Koma Skalası (GKS) kullanılmaktadır. Değerlen- dirmeye yanıt olarak göz 1-4 arasında, motor 1-6 arasında ve sesli yanıtlar 1-5 arasında puan alır. Toplam skorun 8’in altında olduğu hastalar için “koma” ifadesi kullanılmaktadır (Resim 7).
Travmalı hastanın toraks muayenesinde her iki hemitoraks arasında farklılık dikkati çekme- lidir. Neden; hasarlanmış tarafta hava hapsine neden olan pnömotoraks olabilir; solunum sesle- rinde azalma durumunda mutlaka akciğer grafisi ile değerlendirilmeli, grafi var ise tekrarlanmalı- dır. Yine hasarlı akciğerden kanamaya bağlı he-
Resim 7. Glasgow Koma Skalası.
52 BÖLÜM7 PediatrikTravma
cak kafa travmasında kanama ve kemik yapılarda kırığın atlanmaması için kafa görüntülenmesin- de BT kontrastsız çekilmelidir.
Sistemlere göre tanı ve tekik araçları ana baş- lıklar halinde detaylandırılacaktır.
TORAKS TRAVMASI
Çocuklarda göğüs travması kafa travmalarından sonra en sık ölüm nedenidir. Şiddetli toraks trav- ması olay yerinde sıklıkla ölüme neden olabilir- ken hastaneye ulaşabilen toraks travmalarının büyük kısmının yaşayacağı ön görülür. Toraks travmaları %90 oranında künt sebepler ile ge- lişse de kesici delici alet yaralanmalarının toraks travmasına bağlı ölümlerin yarısına yakınından sorumludur. Künt toraks travması sıklıkla kafa travması ile birliktedir ve çoğunlukla trafik kaza- larına bağlı gelişir.
Çocuklarda kemik ve kıkırdak yapıların es- nekliğine rağmen kemik/kot kırıkğı var ise iç organ hasarı ihtimali artmıştır. Genelde akciğer kontüzyonu kosta kırıklarına eşlik etmektedir. Yaralanma şekline göre etkilenen torakal yapılar resim 8’de verilmiştir.
Künt yaralanmalarda; akciğer kontüzyonu en sık patolojidir. Bunu pnömotoraks ve kot kırıkla- rı takip eder. Penetran yaralanmalarda; pnömo- hemotoraks daha ön plandadır.
İlk değerlendirme fizik bakı ve direkt akciğer grafisi ile olurken BT yüksek enerjili yaralanma- lara ve patolojik toraks muayenesi olanlara sak- lanmalıdır. İlk grafide izlenemeyen patolojiler 4-6 saat sonra filmin tekrarlanması ile görünür
Resim 8. Yaralanma şekline göre etkilenen torakal yapı- lar.
a
b
Resim 9. a. Akciğer kontüzyonu, başvuru grafisi. b. Akci- ğer kontüzyonu, 4 saat sonra kontrol grafisi.
hale gelebilir. Prensip, yatan ya da başka merkez- den grafisi ile gönderilen hastaya kontrol akciğer filmi çekilmesidir.
Akciğer kontüzyonu
Pulmoner kontüzyon çocuklarda en sık görülen künt göğüs yaralanmasıdır. Kontüzyon pulmo- ner mikrovaskülarizasyonda hasara, pulmoner
a
Resim 11. Çoklu sağ hemitoraksta kot kırıkları.
kontüzyon alanı daha opak görünür, bazen pnö- motoraks veya hemotoraks ile beraber olabilir. (Resim 10 a, b).
Kot Kırığı
Çocuğun kot kırığı varsa maruz kaldığı travma- nın şiddetinin yüksek olduğu düşünülür. Çünkü çocukların kemik ve kıkırdak yapıları erişkine oranla esnektir, kırık varlığında intratorasik organ yaralanması ve büyük damar yaralanma- sı ihtimali akılda tutulmalıdır. Genellikle 5-10. kotlarda kırık oluşur, üç kot ve üstü kırık var ise hastanede yatırıp izlemek uygun olacaktır (Re- sim 11).
Pnömotoraks
Pnömotoraks plevranın yırtılmasıyla akciğer parankiminin zedelenmesiyle oluşur ve genelde pnömotoraks veya hemotoraks eşlik eder. Toraks tüpü ile drenaj yapılmalıdır.
Tansiyon Pnömotoraks
Plevral boşluğa tek yönlü hava girişine izin ve- ren yaralanmalar sonucu oluşur.Aynı taraf akci- ğer söner. Mediasten karşıya itilir. Venöz dönüş bozulur. Solunum sıkıntısı, taşikardi, taşipne vardır. Akciğer sesleri tek taraflı alınır. Şüphe durumunda hızla ponksiyon yapılmalıdır (Re- sim 12 a, b).
BÖLÜM7 PediatrikTravma 53
b
Resim 10. a. Akciğer kontüzyonu, direkt grafi. b. Akciğer kontüzyonu, bilgisayarlı tomografi görünümü.
parankim içinde kanamaya yol açar. Tanıda rutin göğüs radyografileri ve BT etkin yöntem- lerdir. Oksijen tedavisi iyileşmeye destek olacak- tır. Nadiren de olsa mekanik ventilator ihtiyacı olabileceği unutulmamalıdır. Pnömotoraks, he- motoraks ile komplike olmuş vakalarda göğüs tüpü takılması gerekebilir. İdeali 5. interkostal aralıktan takılan göğüs tüpü ile drenajın sağ- lanmasıdır. Akciğer grafisinde havalanmayan
54 BÖLÜM7 PediatrikTravma
a
b
a
b
Resim 13. a. Toraks travması sonrası takılan göğüs tüpünden intestinal içeriği düşündüren drenaj, özofa- gus perforasyonu şüphesi. b. Toraks travması sonrası özofagusun sağ ve sol hemitoraksa doğru kontrast maddenin kaçış bulgusu, kontrastlı özofagografide perforasyon.
Resim 12. a. Tansiyon pnömotoraks, mediastinal şift bulgusu mevcut. b. Tansiyon pnömotoraks, toraks tüp drenajı sonrası.
Özofagus Yaralanması
Nadirdir. Özofageal perforasyonlar ateş, taşikardi ve göğüs ağrısına yol açar. Bazen boyunda subku- tan amfizem gelişir. Akciğer grafi ve BT’lerinde mediastinal ve intraplevral alanda hava görülebi- lir. Şüphe halinde suda çözünen kontrast madde içirilerek film çekilebilir ve/veya endoskopi ya- pılabilir. Küçük yırtıklarda, N/G drenaj, IV sıvı ve antibiyotiklerle konservatif tedavi denenebilir (Resim 13 a, b).
Hemotoraks
Pnomotoraksla birlikte akciğer dokusundan akci- ğer hilusundaki ana pulmoner damarlardan, in- ternal mamarial arter veya interkostal damarlar- dan toraks boşluğuna kan kaybedilmesi sonucu sıklıkla hemotoraks da vardır
Hemotoraks olgularında torakotomi endikasyonları
Göğüs tüpü takıldığında gelen kanın çocuğu top- lam kan hacminin %20 sinden fazla olması
Kanamanın 1-2 ml/kg/sa hızıyla devam etmesi Kanamanın giderek artması
Travmatik asfiksi
Daha çok ezilme tarzındaki travmaya bağlı artan intratorasik basıncın venöz sistem aracılığıyla be- yin ve yüzeyel damarlara iletilmesi sonucu olu- şur. Yüz ve boyunda peteşiyal kanamalar vardır Sıklıkla subkonjonktival hemrajilerde eşlik eder (Resim 14). Genelde benign seyirlidir, müdaha- leyi gerektirmeksizin kendiliğinden iyileşir.
Resim 14. Toraks travması, yüz ve boyunda peteşiyal kanamalar travmatik asfiksi.
Resim 15. Emniyet kemeri bulgusu
KARIN TRAVMALARI
Motorlu taşıt kazaları ve düşme çocuklardaki en sık karın travması nedenleridir. Büyük çoğunlu- ğu yakın vital bulgu takibi ile izlenir ve ameliyata gerek kalmaz. Mortalitesi %10 civarındadır. Vital bulgu takibi esnasında %20-25 kan kaybının ço- cuklarda sadece taşikardi ile kompanze edilebilir olması hekimi yanıltmamalıdır. Israrcı taşikardi her zaman hipovolemik şokun ön bulgusu olarak araştırılmalıdır.
Karın inspeksiyonunda “emniyet kemeri bul- gusu” varlığında iç organlarda artmış hasarlanma riski mevcuttur (Resim 15). Yine bisiklete ait gi- don işaretinin de pankreas ya da karaciğer trav- ması ile beraber olabilir (Resim 16). İnspeksiyon fizik bakının önemli bir parçasıdır, bazen poste- riora doğru yerleşen yabancı cisimler gözden ka- çabilir (Resim 17).
İlk görüntüleme, FAST ile karın içi kanama- ya yönelik olabilir. Yüksek şiddet ya da çoklu travmalarda kontraslı BT ile karın içi organlar değerlendirilmelidir. Travma şekline göre ka- rın içi yaralanan organlar değişkenlik gösterir (Resim 18). Travmaya bağlı künt karın yaralan- malarında en sık yaralanan solid organ dalaktır. Bunu karaciğer, böbrek ve pankreas yaralanma- ları takip eder.
Karın travmalarında kontraslı BT ile solid organ hasarı başarıyla görüntülenebilirse içi boş organ ve diafram hasarında başarısı daha düşüktür. Künt travmalar sıklıkla ameliyatsız
BÖLÜM7 PediatrikTravma 55
56 BÖLÜM7 PediatrikTravma
Resim 16. Gidon bulgusu.
izlenebilirken karına nafiz kesici delici alet ya- ralanmalarında cerrahi ihtimali yüksektir. Gü- nümüzde karın yaralanmalarında laparatomiye alternatif bir başka imkan ise laparoskopidir. Hemodinamik yönden stabil hastada laparato- mileri ihtiyacının % 40 azalttığını bildiren ya- yınlar mevcuttur.
Karaciğer ve Dalak yaralanmaları
En sık künt travmalara ikincil hasarlanan karın içi organlardır (Resim 19-20). Karaciğer enzim- lerinde yükselme sık bir laboratuar bulgusudur. Vital bulguların yakın izlemi ile nadiren ameli- yat gerekir. İzlemde kan transfüzyon ihtiyacının artması ya da stabilize edilememesi durumunda cerrahi seçenekler gündeme gelebilir.
Duodenum ve Pankreas yaralanmaları
Bisiklet kazalarına bağlı daha sık olmakla bere- aber gidon işareti tipik bulgudur. Kontrastlı BT ile görüntüleme tanıya yardımcıdır. Kanda artmış amilaz ve lipaz değerleri pankreas hasarı için an- lamlı bir bulgudur.
Mide – Bağırsak yaralanmaları
İçi boş organ perforasyonlarının tanısı daha zor- dur. BT, bu konuda solid organlarda olduğu kadar yardımcı bir tetkik değildir. Karın bulgularının sık muayene ile izlemi tanıyı kolaylaştırır. Etken istismara bağlı sarsılmış çocuklarda künt nedenle
Resim 17. Karın lateralinde yabancı cisim.
Resim 18. Travma şekline göre etkilenen karın içi organlar.
BÖLÜM7 PediatrikTravma 57
Resim 19. Dalak travmasına ait karın tomografi bul- gusu.
a
b
Resim 20. a. Karın sağ üst bölgesinde travmaya sekon- der inspeksiyon bulgusu.. b. Karın sağ üst bölgesinde travmaya sekonder karaciğerde kontüzyon.
Resim 21. Sarsılmış Çocuk Sendromuna bağlı Treitz ligamanında jejenum avulsiyonu.
olabileceği gibi kesici delici alet yaralanmasına da bağlı gelişebilir (Resim 21, 22). Ancak tümünde ortak olan cerrahi olarak onarım gerekliliğidir.
ÜROGENİTAL TRAVMA
Böbrek yaralanması
Travmalı çocukların %10’unda ürogenital yara- lanma olur iken bunların yarısı böbrekte yara- lanmaya neden olur. Gros hematürili olguların %75’inde, mikroskopik hematürili olguların %10’unda ciddi ürogenital yaralanma saptanır. Majör böbrek hasarı olan hastaların dörtte birin- de hiçbir fizik muayene bulgusunun olmayacağı akla getirilmelidir. Tanıda ultrason, BT, gerekli durumlarda IVP, vs. gerekebilir.
Resim 22. Saçma ile yaralanma sonucu çok sayıda in- testinal perforasyon bulgusu.
58 BÖLÜM7 PediatrikTravma
Resim 23. Mesane perforasyonu tanısında işeme sis- toüretrografisi.
Mesane Yaralanması / Perforasyonu
Resim 24. Üretra yaralanması tanısında retrograd üretrografi.
Not: Kitabın bu bölümünde kullanılan tüm resim ve radyolojik görüntüler Ankara Şehir Hastanesi Çocuk Cerrahisi Kliniği arşivinden alınmıştır.
KAyNAKLAR
1. Holcomb GW. Holcomb and Ashcraft’s Pediatric Sur- gery. 7th ed. Elsevier, 2020. 196-210 p.
2. Chung DH, Colon NC, Herndon DN. Burns. In: Co- ran AG, editor. Pediatric surgery. Seventh Edition. Philadelphia: Elsevier; 2012. P. 369-84.
3. Drexel S, Azarow K, Jafri MA. Abdominal Trau- ma Evaluation for the Pediatric Surgeon. Surg Clin North Am. 2017;97:59-74.
4. Coccolini F, Moore EE, Kluger Y, Biffl W, Leppanie- mi A, Matsumura Y, Kim F, Peitzman AB, Fraga GP, Sartelli M, Ansaloni L, Augustin G, Kirkpatrick A, Abu-Zidan F, Wani I, Weber D, Pikoulis E, Larrea M, Arvieux C, Manchev V, Reva V, Coimbra R, Khokha V, Mefire AC, Ordonez C, Chiarugi M, Machado F, Sakakushev B, Matsumoto J, Maier R, di Carlo I, Ca- tena F; WSES-AAST Expert Panel. Kidney and uro- trauma: WSES-AAST guidelines. World J Emerg Surg. 2019 Dec 2;14:54.
Küçük çocuklarda mesane intraabdominal or- gan olduğundan travmaya daha sık maruz kalır, yarısında ek başka karın içi patoloji mevcuttur. Büyük kısmına pelvik fraktür eşlik eder. Bu du- rumfa pelvik fraktür varlığında da mesane yara- lanması dışlanmalıdır. Tanıda işeme sistoüretrog- rafisi kullanılır (Resim 23).
Üretra yaralanması
%95’i erkeklerde görülür ve üretral meatustan kan gelmesi ve işeyememe nedeni ile glob oluş- ması tipik belirtilerdir. Bu belirtilerden herhan- gi biri veya pelvik kırık varsa kesinlikle üretraya sonda takılmaya çalışılmamalıdır. Üretra yara- lanmasından şüphe edildiğinde retrograd üret- rografi çekilmelidir (Resim 24). Üretra yaralan- malarında tedavi, cerrahi, endoskopik veya rad- yolojik kateterizasyon, ardından acil, erken veya geciktirilmiş cerrahidir.