Alkollü İçkilerde ÖTV Artışları Trafik Güvenliğini Artırabilir mi? Türkiye Örneği


Acar Ü.

40. Uluslararası Maliye Sempozyumu, Antalya, Türkiye, 22 - 25 Ekim 2026, ss.1-2, (Yayınlanmadı)

  • Yayın Türü: Bildiri / Yayınlanmadı
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.1-2
  • Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Çalışmanın Önemi: Alkol tüketimi, yalnızca bireysel sağlık sonuçları doğuran bir davranış değil, aynı zamanda trafik kazaları, sağlık harcamaları, adli ve idari maliyetler üzerinden toplumsal dışsallıklar yaratan bir kamu maliyesi sorunudur. Alkollü araç kullanımı bu dışsallıkların en görünür alanlarından biridir. Bu çalışma, alkol üzerinden alınan maktu özel tüketim vergilerinin mali amaçlarının yanında trafik güvenliği ve negatif dışsallıkların azaltılması bakımından da işlev görüp görmediğini Türkiye örneğinde incelemesi açısından önemlidir.

 

Çalışmanın Amacı: Çalışmanın temel amacı, Türkiye’de alkollü içkiler üzerinden alınan maktu özel tüketim vergilerindeki değişimlerin trafik kazalarına karışan alkollü sürücü sayısı üzerindeki etkisini ampirik olarak analiz etmektir. Bu doğrultuda çalışma, alkol vergilerindeki reel artışların alkollü sürüş davranışını azaltıp azaltmadığını, etkinin özellikle gece ve hafta sonu kazalarında güçlenip güçlenmediğini ve gözlenen ilişkinin genel trafik güvenliği eğilimlerinden mi yoksa alkolle ilişkili davranış kanallarından mı kaynaklandığını araştırmaktadır.

 

Literatür: Alkol vergilendirmesine ilişkin literatür, fiyat ve vergi artışlarının alkol tüketimini ve alkol kaynaklı zararları azaltabildiğini göstermektedir. Anderson vd. (2009: 2234-2246), nüfus düzeyinde uygulanan alkol politikaları içinde vergi ve fiyat politikalarının maliyet-etkin araçlar arasında yer aldığını vurgulamaktadır. Chaloupka vd. (1993: 161-186) ve Saffer ve Grossman (1987: 351-374), özellikle bira vergileri ile motorlu taşıt ölümleri arasında negatif ilişki bulunduğunu göstermiştir. Ponicki vd. (2007: 804-813), gençlerde trafik ölümleri üzerinde yasal içme yaşı ve bira vergilerinin ortak etkisini ortaya koymuştur. Estonya ve Tayland üzerine çalışmalar da alkol vergisi artışlarının alkole atfedilebilir trafik kazaları veya trafik ölümleriyle negatif ilişkili olduğunu göstermektedir (Saar, 2015: 213-218; Sornpaisarn vd., 2016: e480-e488). Türkiye’de ise alkol vergileri ile tüketim arasındaki ilişki incelenmiş olmakla birlikte, alkol vergilerinin doğrudan alkollü sürücülerin karıştığı trafik kazaları üzerindeki etkisine odaklanan çalışma sayısı sınırlıdır (Koç & Koç, 2020: 212-226).

 

Tasarım ve Yöntem: Çalışma, alkol vergilerindeki değişimler ile alkollü sürücülerin karıştığı trafik kazaları arasındaki ilişkiyi ampirik olarak inceleyen uygulamalı bir araştırma olarak tasarlanmıştır. Analiz, 2013-2023 döneminde 81 ili kapsayan aylık il düzeyi panel veri setine dayanmaktadır. Bağımlı değişken, trafik kazalarına karışan ve yasal sınırın üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücü sayısıdır. Temel bağımsız değişken, 13 alkollü içki kategorisine uygulanan maktu ÖTV tutarlarının aylık tüketim paylarıyla ağırlıklandırılması ve tüketici fiyat endeksiyle reel hâle getirilmesiyle oluşturulan ürün ağırlıklı reel alkol vergi endeksidir. Çalışmanın ana sorusu, reel alkol vergi yükündeki artışların alkollü sürücülerin karıştığı trafik kazalarını azaltıp azaltmadığıdır. Ek olarak, etkinin gece, gündüz ve hafta sonu kazalarında farklılaşıp farklılaşmadığı ve alkollü olmayan sürücüler için benzer bir etkinin gözlenip gözlenmediği test edilmektedir. Sayım niteliğindeki bağımlı değişken, çok sayıda sıfır gözlem ve sağa çarpık dağılım içerdiğinden, modeller sabit etkili Poisson pseudo-maximum likelihood (PPML) tahmincisiyle kurulmuştur (Santos Silva & Tenreyro, 2006: 641-658). Modellerde il sabit etkileri, ay sabit etkileri, 2014 ve 2016 hukuki düzenleme kuklaları, pandemi kuklası ve otomobil stoku maruziyet değişkeni yer almaktadır. Sağlamlık kontrollerinde gecikmeli vergi endeksi, makroekonomik kontroller, alternatif maruziyet değişkeni, sabit tüketim paylı vergi endeksi, iki yönlü kümelenmiş standart hatalar ve toplam kaza sayısı kullanılmıştır.

 

Bulgular ve Tartışma: Temel PPML sonuçları, reel alkol vergi endeksi ile trafik kazalarına karışan alkollü sürücü sayısı arasında istatistiksel olarak anlamlı ve negatif bir ilişki olduğunu göstermektedir. Bulgulara göre vergi endeksindeki %10’luk artış, modele bağlı olarak alkollü sürücülerin karıştığı kazalarda yaklaşık %9 ile %13 arasında azalışla ilişkilidir. Etki gece ve hafta sonu kazalarında daha güçlüdür; bu durum, alkol tüketiminin daha yoğun olduğu zaman dilimlerinde vergi artışlarının riskli sürüş davranışını daha belirgin biçimde azalttığına işaret etmektedir. Sağlamlık analizleri ana sonucu desteklemektedir. Alkollü olmayan sürücüler için yapılan plasebo analizlerinde katsayıların daha küçük ve daha az sistematik olması, bulguların genel trafik eğilimlerinden ziyade alkolle ilişkili davranış kanalıyla açıklanabileceğini göstermektedir.

 

Sonuç ve Öneriler: Çalışma, alkol üzerinden alınan maktu ÖTV’nin yalnızca gelir yaratıcı bir mali araç olmadığını, aynı zamanda trafik güvenliği ve dışsallıkların azaltılması bakımından da politika işlevi görebileceğini göstermektedir. Bulgular, alkol vergilendirmesinin yol denetimleri, alkol testleri, hukuki yaptırımlar ve farkındalık kampanyalarıyla birlikte bütünleşik bir trafik güvenliği politikası içinde değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmektedir. Türkiye bulguları, benzer vergi yapısına sahip orta gelirli ülkeler için de politika açısından yol gösterici niteliktedir.