KAMU DÜZENİ OTURUMA KATILDI...SOKAKLARDAN SUNUCULARA GENİŞLEYEN KOLLUK
KAYFOR 28 ULUSLARARASI KAMU YÖNETİMİ FORUMU, Muş, Türkiye, 14 - 16 Mayıs 2026, cilt.1, ss.644-647, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Cilt numarası: 1
- Basıldığı Şehir: Muş
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.644-647
- Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
İdare hukukunda genel olarak amaç ve konu kavramları her zaman için sabittir. İdarenin amacı her zaman için kamu yararı iken, konu da her zaman için kamu düzenidir. İşte bu kamu düzeninin sağlanmasına yönelik faaliyetlere kolluk adı verilmektedir. Kolluk faaliyetleri için de hiç şüphesiz ki genel amaç kamu yararı olmakla birlikte, özelde amaç kamu düzeninin sağlanmasıdır (Gözübüyük vd.,2010).
Kamu düzeni klasik öğretide; güvenlik, dirlik-esenlik, genel sağlık ve her zaman için dar yorumlanması gereken genel ahlak gibi alt başlıklara sahiptir. Modern anlayışta ise; çevre, kamusal estetik ve insan onurunun korunması gibi yeni sınıflandırmalar da bulunmaktadır. Başlıklardan da anlaşılacağı üzere kolluk faaliyetleri genel bilinenin aksine sadece kamu güvenliği ile sınırlı olmayıp, birçok farklı alana etki eden bir mahiyettedir. Bu alanların başında da her türlü kamu hizmetinin tamamının veya belli bir parçasının dijitalleştiği günümüz anlayışında siber dünya gelmektedir. Dijitalleşmenin hayatın her alanına yayılmasıyla birlikte güvenlik anlayışının fiziksel mekanın dışına taşması da kaçınılmaz bir gerçeklik olarak karşımıza çıkmıştır. Bu yüzden dijital ortam güvenliğinin ayrı bir kamu düzeni unsuru olarak ele alınması veya güvenlik unsurunda nevi şahsına münhasır bir başlık olarak incelenmesi elzem bir nitelik arz etmektedir (Cucorenau, 2024).
Kolluk kavramı kendi içerisinde idari, adli ve siyasi kolluk şeklinde tasnif edilmektedir. Suç öncesi kolluk olarak da adlandırılan idari kolluk; önleyici, idari makamların emri altında ve idari yargı denetimine tabi olan, her yerde bulunan, düzenleyici işlemler yapma yetkisini haiz, devlet dışındaki kamu tüzel kişileri tarafından da yerine getirilebilen, soruşturulmaları yetkili amirin iznine tabi olan bir mahiyettedir. Suç kolluğu olarak da adlandırılan, adli kolluk ise; bastırıcı, adli makamların emri altında ve adli yargının denetimine tabi olan, yalnızca tam teşekküllü polis karakollarında bulunan, sadece devlet tüzel kişiliği tarafından yerine getirilebilen ve düzenleyici işlem yapma yetkisine haiz olmayan, soruşturmaları ise doğrudan Cumhuriyet savcısınca gerçekleştirilen kolluk türüdür. Siyasi kolluk kavramı ile ise Milli İstihbarat Teşkilatı personelinin faaliyetleri kastedilmektedir. Siber güvenlik söz konusu olduğunda kolluk kapsamında gerçekleştirilecek işlem, eylem ve sözleşmeler hem adli, hem idari hem de siyasi kolluk kapsamında olabilir. Ontolojisi gereği önceden önlemenin görece zor olduğu ancak reaktif müdahalelerin söz konusu olduğu veri ihlallerinin engellenebilmesi amacıyla alınması gereken tedbirler idari kolluk kapsamında iken, olası bir bilgi sızıntısı veya siber saldırı sonrası alınacak aksiyonlar adli kolluğa, saldırıların ulusal ve uluslararası düzlemdeki istihbarati boyutunu incelemek ise siyasi kolluğun görev ve yetki alanındadır (Kaya, 2025).
Kamu düzenini sağlayabilmek için, idareler, genel ve özel kolluk birimlerini kullanmaktadır. Genel kolluk ile kastedilen; Cumhurbaşkanı, İçişleri Bakanı, vali ve kaymakamların emri altında görev yapan polis, jandarma, sahil güvenlik ve bekçilerdir. Özel kolluk ile kastedilen ise belli bir hizmet alanında görev yapmakla sınırlandırılmış, Gümrük Muhafaza Genel Müdürü, Orman Genel Müdürü gibi makamların altında çalışan “Gümrük Muhafaza Memurları”, “Orman Muhafaza Memurları” gibi personellerdir. Genel kolluk ile özel kolluk yetkilerinin çatışması durumunda o alanda özel eğitim almış, spesifik ve sınırlandırılmış görevlerle donatılmış özel kolluğun yetkili olduğu kabul edilir. Yerel kolluk makamları ile kastedilen ise; meclisler, encümenler, başkan ve muhtarlardır. Belirtildiği üzere dijitalleşmenin her türlü kamu hizmetini kapsadığı bir düzlemde sayılan tüm makamların kolluk yetkilerinin dijital güvenliğin tesisini de içerecek bir şekilde genişlemesi kaçınılmaz bir gelişmedir.
Kolluk usulleri olarak ise karşımıza 3 metot çıkmaktadır. Bunlar; serbestlik, izin ve bildirim şeklinde sıralanmaktadır. Temel hak ve özgürlüklerin serbestçe kullanılabilmesi genel bir kuralken, anayasal olarak belirlenmiş kimi durumlarda öncesinde idareye bildirim yapılması gerekebilmektedir. Kimi durumlarda ise hak ve özgürlüklerin kullanımına ilişkin bildirim dahi yeterli karine teşkil etmemekte olup bizzat idareden izin alma bir yükümlülük olarak düzenlenmiştir. Ontolojisi gereği kusursuz bir şekilde izin sistemine tabi tutulması mümkün olmayan dijital platformların denetimine ilişkin hangi usulün benimsendiği siber güvenliğin sağlanmasına ilişkin çok önemli bir kriterdir. Ancak geniş kitlelerin kullanımı ile haberdar olunabilecek hizmetlere içkin bir dünyada apriori filtrasyon sistemiyle denetim sistemi ihdas etmek oldukça zor olduğundan aposteriori bir anlayışın hangi kolluk usulü ile entegre edilebileceği çözülmesi gereken problemlerden bir diğeridir (Mavropoulou, 2015). Asli ve sürekli bir kamu hizmeti olmasından mütevellit memur ve diğer kamu görevlileri eliyle yerine getirilen kolluk faaliyetleri, temel hak ve özgürlükler ile doğrudan ilişkilidir. Çünkü anayasal bir yetki çerçevesinde Cumhurbaşkanı tarafından ilan edilebilen olağanüstü hallerde kolluk yetkilerinin kullanımı genişlemektedir. Bu dönemlerde olağan dönemlerdeki temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasından farklı olarak temel hak ve özgürlüklerin, Anayasanın 15. Maddesi uyarınca, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek şartıyla ve ölçülülük ilkesi çerçevesinde tamamen durdurulabilmesi imkânı dahi bulunmaktadır. Ayrıca bu imkân sadece Cumhurbaşkanın olağanüstü hale ilişkin azami süresi olan 6 aylık süreyle sınırlı olmayıp, Türkiye Büyük Millet Meclisinin yetkisi dahilinde bulunan ve bir üst sınırı bulunmayan 4’er aylık uzatma sürelerini de içermektedir. Siber alemle ilişkilendirebileceğimiz temel hak ve özgürlüklerin kullanımının tamamen durdurulması dolaylı birçok kamu hizmetini ve sınırlandırmaya ilişkin asıl hedef olmayan toplulukları dahi etkileyebilecek nitelikte sonuçlar doğuracak olup bu durumda arzu edilen amaç ile sonuç arasında derin bir uçuruma sebebiyet verecektir. Bunu önlemek için siber alana içkin kolluk özelindeki temel hak ve özgürlüklere ilişkin sınırlandırmalarda izlenecek yöntemlerin daha titiz bir şekilde belirlenmesi zaruridir (Chiara, 2024).
Son dönemde kişiler veya ülkeler arasında yaşanan siber güvenlik saldırıları dahi bu konuyla doğrudan ilişkilidir. Zira bahsi geçen durumlar bireysel hak ihlallerinin yanında kamu düzenine de ciddi tehditler oluşturmaktadır. Ülkemiz özelinde geniş ölçekli kimlik bilgilerinin, sağlık verilerinin sızdırıldığı iddiaları da göz önünde bulundurulduğunda konu kişisel düzlemde ceza hukukuyla bağlantılı olsa da genel geçer, soyut, sürekli düzenlemelerin ihdas edilmesi yönüyle doğrudan idare hukukunun ve kamu yönetiminin konusunu oluşturmaktadır.
Siber güvenlik konusunda yetkili kurumlar olarak ülkemiz özelinde; sektörün düzenlenmesi noktasında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), bir adli kolluk birimi olarak Emniyet Genel Müdürlüğünün siber suçlarla mücadele birimleri, koruma mekanizmalarına ilişkin genel düzenlemelerden sorumlu Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) ve Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki Dijital Dönüşüm Ofisinin kapanmasının akabinde, 8 Ocak 2025 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulan kamu tüzel kişiliğini haiz Siber Güvenlik Başkanlığı karşımıza çıkmaktadır. Özellikle Siber Güvenlik Başkanlığı, idarenin siber güvenlik alanındaki güvenlik paradigmasının değişmesinin bir sonucu olarak kurulmuştur. Siber Güvenlik Başkanlığı, sadece dijital mecralardaki kamu güvenliğinin sağlanmasından sorumlu olmayıp aynı zamanda siber güvenlik konusunda eğitim, ar-ge, ürün ve teknoloji geliştirilmesi ve proje süreçlerinden de sorumludur (177 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi).
Bu çalışma kolluk faaliyetlerinin kamu düzenini yerine getirme amacına yönelik olarak kamu düzeni kavramının bir unsuru olarak siber güvenlik – kolluk arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Bu kapsamda öncelikle kolluk kavramı anlatılarak; kolluk kavramının amacı olan kamu düzeninin unsurlarını ve kolluk kavramının kendi içerisinde nasıl sınıflandırıldığı ve nitelikleri belirtmiştir. Kolluk faaliyetlerinin diğer kamu hizmeti alanlarında yer almayan, spesifik özellikleri belirtilerek, siber güvenlik kavramının kolluk ile arasındaki ilişki illiyet bağı kurularak anlatılmıştır. Kolluğa ilişkin mevcut kavramlar ile düzenlemeler aracılığıyla ülke genelinde ve kişiler özelinde siber güvenliğin tesis edilmesi tartışılarak, çeşitli çözüm önerileri sıralanmıştır.
KAYNAKÇA
Chiara, P. G. (2024). Towards a right to cybersecurity in EU law? The challenges ahead. Computer Law & Security Review, Volume 53, https://doi.org/10.1016/j.clsr.2024.105961
Cucoreanu, C. (2024). Public Order and the Technological Revolution: Implications for Police and Citizen Safety. European Journal of Law and Public Administration, 11(1), 39-52. https://doi.org/10.18662/eljpa/11.1/219
Gözübüyük, Ş. Tan, T. (2010). İdare Hukuku Cilt 1 Genel Esaslar. Turhan Kitabevi.
Mehmet, B. K. (2025). Siber Güvenlik Hukuku (Dijital Baskı 1.0), mbkaya.com/hukuk/siber-guvenlik-hukuku.pdf
Mavropoulou, E. (2015). Targeting in the Cyber Domain Legal Challenges Arising from the Application of the Principle of Distinction to Cyber Attacks, Journal of Law and Cyber Warfare, Vol. 4, No. 2, (ss. 23-93).
177 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/19.5.177.pdf
This study examines the relationship between cybersecurity and law enforcement as an element of
the concept of public order, within the context of law enforcement activities aimed at maintaining public
order. First, the concept of law enforcement is explained; the elements of public order, which is the
purpose of law enforcement, and how the concept itself is classified and characterized are specified. The
specific characteristics of law enforcement activities, not found in other public service areas, are
highlighted, and the relationship between cybersecurity and law enforcement is explained by
establishing a causal link. The establishment of cybersecurity at the national and individual levels
through existing concepts and regulations related to law enforcement is discussed, and various solutions
are proposed.
Keywords: Law Enforcement, Public Security, Public Order, Cybersecurity, Public Service.
JEL Codes: K10, K19, H83.