Sinema Felsefesi


Karakoç E. (Editor), Taydaş O. (Editor)

Nobel Yayınevi, Ankara, 2023

  • Publication Type: Book / Research Book
  • Publication Date: 2023
  • Publisher: Nobel Yayınevi
  • City: Ankara
  • Ankara Yıldırım Beyazıt University Affiliated: Yes

Abstract

ÖNSÖZ Felsefe genel itibariyle var olanların varlığı, kaynağı, anlamı ve nedeni üzerine düşünmedir. Kısaca, soyut, teorik ve genel sorulara cevap arar. Genel olarak "sinema" terimi ise, Yunanca Kinema'dan gelir. Bu kavram; filmi, film endüstrisini, sinema fotoğrafçılığı sanatını veya sinematografiyi ifade eder. Bu kitabın konusunu oluşturan sinema felsefe ilişkisine baktığımızda; kuramsal, kavramsal arka planı ve düşünce üretebilme özelliği nedeniyle felsefe ile yakından ilişki içerisindedir. Sinema, felsefenin merkezinde yer alan düşünme etkinliğini yansıtan ve harekete geçiren bir sistem olarak karşımıza çıkmaktadır. Felsefi açıdan bakıldığında, “sinema” yedinci sanat olarak adlandırırken “sinema felsefesi” sanat felsefesinin bir alt alanı olarak sınıflandırılmaktadır. Film felsefesi artık çağdaş sanat felsefesinin sağlam bir şekilde yerleşmiş bir alt alanıdır. Felsefenin bir disiplin olarak özelliklerinden ilki kendi doğasını ve temellerini sorgulamasıdır. Sinema felsefesi de bu özelliğini genel olarak alanla gerçekleştirir. Aslında sinema felsefesinin ele alması gereken ilk konu, kendi varoluşunun temelleridir. Bu sadece alanın nasıl görünmesi gerektiği sorusunu değil, aynı zamanda var olması için herhangi bir nedenin olup olmadığı sorusunu da içermektedir. Sinemanın felsefi incelemeleri, bir filmin metinsel analizine veya film çalışmasının mantığına değil, sinemasal duyuma ayrıcalık tanır. Sinema kesin bir tanıma indirgenemez çünkü sinema sürekli olarak yapım aşamasında olan karmaşık bir kompozisyondur. 'Bu karakteri seviyor muyum?', ' Bu filmi izlediğimde nasıl hissediyorum? , 'Bu filmde gerçek veya doğru olan ne?', 'Bu karakterin yaptığı doğru mu yanlış mı?', 'Bundan keyif alıyor muyum?', 'Bu film mantıklı mı?', 'Bu filmden ne öğrendim?', 'Bu film sayesinde hayatımı bir şekilde değiştirmeli miyim?' bunlar film felsefesinin ve bizzat felsefenin temel sorularıdır. Peki felsefe ve sinema arasındaki ilişkiyi nasıl okumalıyız? Sinemanın felsefeyle kendine özgü bir ilişkisi var: sinema için felsefi bir deney diyebiliriz. Bu durum iki soruyu gündeme getiriyor. Birincisi, “Felsefe sinemaya nasıl bakıyor?” İkincisi, “Sinema felsefeyi nasıl dönüştürür?” Aralarındaki ilişki bir bilgi ilişkisi değildir. Felsefe, sinemayı bilmemizi sağlamaz. Bu canlı, somut bir ilişkidir, bir dönüşüm ilişkisidir. Sinema felsefeyi dönüştürür. Başka bir deyişle sinema fikir 8 kavramını dönüştürmektedir. Sinema temel olarak bir fikrin ne olduğuna dair yeni fikirler yaratmaktan ibarettir. Başka bir deyişle sinema felsefi bir durumdur (Badiou 2013, s. 202). Sinema görüntülerin üretimi değil, gerçek görüntülerin olumlanması mücadelesidir. Son kırk yıldır felsefi yansıma konusu olarak filme olan ilginin artması sonucunda film felsefesi estetik alanında önemli bir araştırma alanı haline gelmiştir. Sinema felsefesi konusunda yapılan çalışmalar ülkemizde de hızla artmasına rağmen halen yapılan makale, tez ve kitap sayılarının yeterli olduğunu söylemek mümkün değildir. Sinema Felsefesi isimli bu kitapta işte bu saikle hazırlanmıştır. Enderhan Karakoç ve Hasan Hüseyin Toydemir’in hazırlamış oldukları “Şimdiden kaçarken geçmişe kümelenmek”, Onur Taydaş’ın hazırladığı “Sinema ve Yalnızlık”, Boulogne Ormanı Kadınları, Taşra Papazının Günlüğü, Jeanne d’arc’ın Tutkusu filmlerinin Danimarkalı filozof ve teolog Soren Aabye Kierkegaard Felsefesinde “Birey” olmanın konumu çerçevesinde inceleyen Salih Gürbüz ve Betül Hande Doğan, Huzursuzlukla uyum sağlama arasında bir gerilim olarak “Avangart Sanat ve Geleceğin Suçları” başlıklı bölümüyle Deniz Kurtyılmaz, “Run Sweetheart Run” filmini feminist distopya perspektifinden okumak başlıklı bölümüyle Adem Yılmaz ve Vildan Keleşoğlu, “Sinemada yapay zeka tekniklerinin kullanımı: Bir sanat olarak sinema” başlıklı bölümleriyle Mustafa Evren Berk ve Fatma Göksu Tor, “Cannes Film Festivali ve Nuri Bilge Ceylan Filmlerinde Türkiye görünümleri: Sinemasal mekan üzerine bir inceleme” başlıklı bölümleriyle, Nedim Serhat Bilecen ve Zafer Akar, “Nomadland Filmini Deleuzyen Açıdan Okumak” bölümüyle Neslihan Göker, “Türkiye’de toplumsal değişimin sinemaya yansıması” başlıklı bölüm yazarı Erhan Hancağız’a alana vermiş oldukları katkı için teşekkür eder yayın hayatına girecek bu kitabın da tüm akademisyen ve öğrencilere faydalı olmasını diliyorum.