Türkiye'nin Beden Siyaseti ve Sembolik Kapitalizmi


Creative Commons License

Aktay Y.

Birikim, no.152-153, pp.125-135, 2002 (Other Refereed National Journals)

  • Publication Type: Article / Article
  • Publication Date: 2002
  • Title of Journal : Birikim
  • Page Numbers: pp.125-135

Abstract

Birikim, Sayı 152-153, Aralık-Ocak, 2001-2002, ss. 125-135

 

 

 

 

TÜRKİYE'NİN BEDEN SİYASETİ VE SEMBOLİK KAPİTALİZMİ 

Seksenler ve Doksanlarda Durum

 

YASİN AKTAY

 

 

Beden siyaseti bir devletin teb'asını belli bir bütünlük içerisinde tutma konusunda gösterdiği çabaları ve bu çabanın sonucunda ortaya çıkan toplumsal kompozisyonu ifade eder. Bu siyasetin bireysel bedenler üzerindeki temrinleri, onun topluma bakışındaki felsefenin sembolik görünümlerini sunar. Türkiye'de devletin değişik etnik, dinsel ve toplumsal unsurları bir arada tutma, kendi organik bütünlüğü içerisinde eklemleme siyaseti bu düzeyde anlamlı bir çözümlemeye tâbî tutulabilir. Bu yazının sınırları içerisinde, fazla detaylandırmadan, Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren İslâm'la ilişkileri çerçevesinde beden siyasetini belirlemiş olan siyasal beden tahayyülünün 80'lerden itibaren gelişim seyri üzerinde bazı mülahazalarda bulunmak istiyorum. Tabii ki bu seyrin bir bakıma İslâm'ın beden arayışı (tebeddün) anlamına gelen siyasal İslâm açısından nasıl göründüğü de tamamlayıcı derecede önemlidir. Bu analizlerde yer yer Pierre Bourdieu'nun sembolik sermaye tasvirlerine müracaat edeceğim.[1]



[1]. Siyasal beden tahayyülleri ve beden siyasetlerinin bazı hareketleri, Pierre Bourdieu'nun sembolik sermaye analizleriyle daha iyi anlaşılabilir. Sembolik sermaye, Marksist kapitalizm analizlerinin ekonomiden siyasal ve sembolik alanlara uyarlanmış biçimi olarak da okunabilir. Siyasal alanda ekonomiye paralel bir etkiye sahip sembolik bir sermayenin üretim-bölüşüm ve tüketim süreci söz konusudur. Bu sermayenin kaynağı kıttır ve bunun üretim ve tüketim sürecinde tarafların veya sınıfların çetin bir kavgası ve mücadelesi vardır. Beden siyasetinin bir kapital olarak görülmesi, Marksist siyasal analizleri büyük ölçüde desteklemekteyse de, Bourdieu'nun amacı, üstyapısal addedilen unsurların kendi özerk dünyaları içinde çatışmayı belirleyebilen dinamiğine dikkat çekmektir. Doğrusu, çatışmanın önemli bir kısmı semboliktir. Kapsamlı analiz için bkz. Bourdieu, 1977; 1980, 1990.