REGARDING DISCOVERY IN OTTOMAN TRIAL LAW SOME CONSIDERATIONS (17-18th CENTURY ISTANBUL SAMPLE)


Creative Commons License

Kılınç A., Argunhan B.

Türk Hukuk Tarihi Sempozyumu, Ankara, Turkey, 25 - 27 October 2021, pp.415-534, (Full Text)

  • Publication Type: Conference Paper / Full Text
  • City: Ankara
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.415-534
  • Open Archive Collection: AVESIS Open Access Collection
  • Ankara Yıldırım Beyazıt University Affiliated: Yes

Abstract

Çalışma, konusu itibarıyla kadıların sıklıkla başvurdukları keşif müessesini

belirli bir yüzyıl ve bölge esas alınarak tahlil etmektedir. Bildiride 17 ve 18. yüzyıl

İstanbul’una odaklanılmıştır. Başta şer‘iye sicilleri olmak üzere, arşiv belgelerine

dayanılarak keşfin Osmanlı yargılamasının adil ve hızlı olmasındaki etkisi ve rolü

üzerinde durulmuştur. Çalışma, odaklandığı bölge, tarih ve konuyu ele alış tarzı

ile diğer çalışmalardan nispeten ayrışmaktadır. Şu ana kadar yapılan araştırmalar

ile varılan sonuçlar şunlardır: Hem çekişmeli hem çekişmesiz yargıda keşfe

başvurulabilmiştir. Ceza hukukuna ilişkin davalarda ağırlıklı olarak, kimseye cezai

sorumluluk düşmediğinin tespiti için keşfe başvurulmuştur. Bundan başka, vakıf

mallarının yangın neticesinde zarar görmesi ve bu zararın tespiti gerekliliği, kira

tespiti, artırımı ve azaltımı, bazı satış akitleri, su yollarının belirlenmesi gibi çeşitli

hukuki uyuşmazlıklarda keşfe başvurulduğu görülmektedir. Keşif kararı ve emri

bazı davalarda merkezden verilmiş, bazı vakalarda ise keşfe başvurunun teamül

olduğu görülmüştür. Keşif raporuna itiraza ise kural olarak rastlanılmamıştır.

Keşif için hususi rapor hazırlandığı ve buna ‘keşif hücceti’ dendiği tespit edilmiştir.

Keşif görevlilerinin konuya bağlı olarak değişebildiğine; bununla birlikte bilirkişi,

şuhûdü’l-hâl ve keşif heyetinin aynı kişilerden oluşabildiğine rastlanılmıştır.

Uygulamada ‘keşif naibi’ne rastlanıldığı, bazı vakalarda da keşif heyetini kadı dışında

idari görevi olan kişilerin belirlediği görülmüştür. İslam hukuku kurallarında keşfe

ilişkin hükümlere rastlanılmaktadır. Örfi hukuk kuralları ile de keşfe gitmek zorunlu

hâle getirilmiş; yangın, sel ve su basması gibi hâllerde keşif zorunlu kılınmıştır. Bazı

davalarda doğrudan talep edilen gün dahi keşfe gidilebilmiştir. Anılan yüzyıl ve

bölge uygulamasının edindirdiği tecrübeden yola çıkarak şunlar söylenebilir: Kısa

süre içerisinde keşfe gidilmesi, aynı ekibin (şuhûdü’l-hâl ve ehli hibre) keşfe gitmesi,

prosedürün daha az olması (itirazın olmaması, raporun naib tarafından yazılması

vs. gibi durumlar) yargılamaların hızlı neticelenmesine katkı sağlamıştır. Bu açıdan

bakıldığında günümüz yargılamalarında hızlı ilerleme sağlanabilmesi için keşfe

gidilecek vakalar yasal düzenlemelerde net şekilde belirlenmeli, dava ile birlikte keşif

önceliğe alınmalı, mümkün olduğunca aynı kişiler dosyayı nihayete erdirmelidir

denebilir.