Hoca Ahmed Yesevî’nin Dîvân-ı Hikmet’inde Hz. Peygamber Sevgisi ve Türklerin İslâm Anlayışına Etkisi


Creative Commons License

Gedikli S.

Sufiyye, sa.20, ss.217-252, 2026 (TRDizin)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: Sayı: 20
  • Basım Tarihi: 2026
  • Doi Numarası: 10.46231/sufiyye.1882316
  • Dergi Adı: Sufiyye
  • Derginin Tarandığı İndeksler: Central & Eastern European Academic Source (CEEAS), Directory of Open Access Journals, TR DİZİN (ULAKBİM), Academic Search Ultimate (EBSCO)
  • Sayfa Sayıları: ss.217-252
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

İslamiyet’in Türk toplulukları arasında benimsenme süreci, yalnızca askerî fetihler ve siyasî gelişmelerle açıklanamayacak kadar çok boyutlu bir tarihî arka plana sahiptir. Bu süreçte tasavvuf düşüncesi ve mutasavvıf şahsiyetler, İslâm’ın inanç, ahlâk ve ibadet boyutlarının Türk kültürel yapısıyla uyumlu bir biçimde anlaşılmasında belirleyici bir rol üstlenmiştir; Türk tasavvuf geleneğinin kurucu isimlerinden Hoca Ahmed Yesevî’nin, Türk topluluklarının İslâm ile kurduğu ilişkinin şekillenmesinde büyük etkileri ve katkıları olmuştur. “Pîr-i Türkistan” unvanıyla da anılan Hoca Ahmed Yesevî, irşad faaliyetlerinde Hz. Peygamber’e duyduğu derin muhabbeti ve rol model olarak O’na ittibâ anlayışını merkeze alıp bu anlayışı sade, öğretici bir dil ve hikmet geleneği aracılığıyla Türk toplumuna aktarmıştır. Onun hikmetleri, dokuz asra yaklaşan süreçte nesilden nesle intikal ederek Allah ve Hz. Peygamber sevgisinin; Türk toplumunun manevî hayatında kökleşmesine önemli katkılar sunmuştur. Aynı zamanda Dîvân-ı Hikmet metni Yesevî geleneğinin devamlılığını sağlayan başlıca metinlerden biri hâline gelmiştir. Bu çalışma, Hoca Ahmed Yesevî’nin Dîvân-ı Hikmet’teki beyitlerde dile getirdiği Hz. Peygamber sevgisi ve bağlılığının, Türklerin İslam’ı algılayış biçimine ve Hz. Peygamber anlayışının şekillenmesine etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır.
The process through which Islam was embraced by Turkic communities has a multidimensional historical background that cannot be explained solely by military conquests and political developments. In this process, Sufi thought and Sufi figures played a decisive role in enabling the dimensions of belief, morality, and worship in Islam to be understood in harmony with the cultural structure of Turkic societies. Khoja Ahmad Yasawī, one of the founding figures of the Turkic Sufi tradition, had a significant influence on shaping the relationship that Turkic communities established with Islam. Known by the title Pīr-i Turkistan, Khoja Ahmad Yasawī placed at the center of his guidance activities a deep love for and adherence to the Prophet Muhammad, and conveyed this understanding to Turkic society through a simple, didactic language and the tradition of wisdom poetry (hikmah). His wisdoms were transmitted from generation to generation for nearly nine centuries, making important contributions to the rooting of love for Allah and the Prophet Muhammad in the spiritual life of Turkic society, while also becoming one of the principal texts that ensured the continuity of the Yasawī tradition. This study aims to examine the influence of the love for and devotion to the Prophet Muhammad, as expressed in the verses of Dīvan-ı Hikmat, on the Turks’ understanding of Islam and the formation of their perception of the Prophet.