Darülhadis ve Kütüphane Vakıfları Özelinde Lale Devri'nde Surre-i Hümayun


Tezcan B.

Genel Türk Tarihi Araştırmaları Dergisi, vol.7, no.14, pp.441-462, 2025 (TRDizin)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 7 Issue: 14
  • Publication Date: 2025
  • Journal Name: Genel Türk Tarihi Araştırmaları Dergisi
  • Journal Indexes: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Page Numbers: pp.441-462
  • Ankara Yıldırım Beyazıt University Affiliated: Yes

Abstract

Osmanlı Devleti’nde 1703-1730 yılları arasındaki III. Ahmed döneminde, bilhassa Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın sadareti sırasında hem siyasî meselelerde hem sanat ve kültür alanlarında önemli gelişmeler yaşanmıştır. Pasarofça Anlaşması’nın imzalanmasından sonra, Lale Devri olarak anılan bir döneme girilmiştir. Bu dönemde yeni binalar inşa edilmiş, birçok sebil, mektep ve kütüphane yapılmıştır. Bunlardan biri III. Ahmed’in kıymetli kitapları koymak üzere Saray-ı Cedid’de (Yeni Saray) inşa ettirdiği kütüphanedir. Kütüphanenin kurulduğu yerde II. Selim devrine ait Havuzlu Bahçe Köşkü vardı. Lale Devri’nde cami ve kasırlarda kütüphane binası yapılması pratiğine uygun hareket edilerek bu köşk yıktırılıp yerine Enderun Kütüphanesi de denilen kütüphane inşa edilmiştir. 17 Şubat 1719’da yapımına başlanan kütüphane dokuz ay içinde tamamlanarak 23 Kasım 1719’da padişahın da katıldığı bir törenle hizmete açılmıştır. Bu kütüphane vakfı, gelirleri ile açıldıktan hemen sonraki hac döneminde Mekke ve Medine’ye gönderilen surrelerin kaynaklarından biri olmuştur. Fatma Sultan, III. Ahmed’in siyasî evlilikleri ile bilinen kızıdır. Silahtar Ali Paşa ile yaptığı, kısa süren ve şeklî kalan ilk evliliğinden sonra, ikinci evliliği Nevşehirli Damat İbrahim Paşa ile gerçekleşmiştir. Fatma Sultan, gerek babası tarafından verilen temlik arazileri kullanarak gerek zevci İbrahim Paşa ile müşterek olarak pek çok vakıf eser kurmuştur. Bu eserlerden önemli bir tanesi İstanbul’da Şehzadebaşı’nda inşa edilen külliyedir. Külliye yapıları arasında yer alan darülhadis ve kütüphane 1720 yılında tamamlanmıştır. Bu vakıf yapılar, açılışlarının hemen akabinde, Haremeyn’e gönderilen surrelerin kaynakları arasına girmiştir. Surre, her sene hac mevsiminden evvel, genellikle Mekke ve Medine’deki halka dağıtılmak üzere gönderilen maddî şeyleri ifade etmek için kullanılan terimdir. Müslümanlar için, bu şehirlerdeki halka ve muhtaç kimselere yardımda bulunmak vicdanî bir sorumluluk sayılmıştır. Osmanlı Devleti Memlüklerden devraldığı, kutsal sayılan şehirlere surre gönderme geleneğini bazı ilaveler de yaparak yüzyıllar boyunca tatbik etmiştir. İslam dünyasının kutsal şehirlerine duyulan hürmet, muhtaç kimselerin ihtiyaçlarını karşılamayı hedefleyen sosyal devlet anlayışı ile birleşmiş, bunun bir tezahürü olarak surre geleneği özenle sürdürülmüştür. Bu çalışmada, Osmanlı Devleti’nde surre gönderme geleneğinin bir parçası olarak bahsi geçen benzer türdeki vakıflardan, Lale Devri adıyla anılan dönemde, Mekke ve Medine’ye gönderilen surreler incelenmiştir. Surre-i hümayunla ilgili çalışmaların birçoğunda bir yıl esas alınmıştır. Ancak burada konu, bir dönem temelinde ele alınmış ve böylece devamlılığı müşahede etmek istenmiştir. Bu kapsamda, Başkanlık Osmanlı Arşivi’nde surre defterleri arasında bulunan ve 1720-1730 yılları arasına tarihlenen 32 adet surre defterinden istifade edilmiştir. Defterlerin sunduğu veriler çerçevesinde, Mekke ve Medine’de surre alan kişilerin cemaat, meslek ve unvanları tespit edilerek surreden yararlanma imkânları değerlendirilmiştir. Çalışma, söz konusu vakıfların vicdanî bir görev kabul edilen surre gönderme geleneğine katkısını ortaya koymak gayesindedir.

Anahtar Kelimeler: Osmanlı Devleti, Lale Devri, III. Ahmed, Fatma Sultan, Kütüphane, Surre.