Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, vol.15, no.2, pp.797-823, 2025 (TRDizin)
Pragmatics is a branch of linguistics that studies usages
not limited to statements by assigning a central role to context in
communication. The function of language that enables acts was outlined in the
theory of speech acts by John L. Austin, one of the early representatives of pragmatics.
Another notable philosopher in pragmatics, John R. Searle, points to situations
where speech acts contain more than what is said, such as in the usages of
implication, irony, and metaphor, which he refers to as indirect speech acts.
In such cases, a formal discrepancy arises between what is said and what is
meant. In this article, we examine the pragmatic usages of legal opinion
requests sent to legal professionals within the scope of administrative law,
where there is a kind of discrepancy between the “intended meaning” and the
“form of expression.” In the context of legal pragmatics, such requests are
conveyed to the addressee for a variety of purposes as uses that extend beyond
the semantic meaning of the regulation, despite appearing to be requests for
opinions from a formal point of view. In circumstances where the exercise of
discretion by the officer could result in significant financial, legal, or
criminal liability, the officer's reluctance to exercise such discretion should
be analyzed in this context. Our study discusses the aforementioned legal
phenomenon in the context of the ideas of John L. Austin and John R. Searle, as
well as H. Paul Grice's theory of implicature. In his theory, Grice explains
how communication can take place despite discrepancies between literal and
intended meanings. Justin D'Ambrosio's views on manipulative speech as a
consequence of violations of Gricean maxims are also significant in the context
of the pragmatic usages under examination.
Dil, işlevsel açıdan bildirimde bulunmanın yanı sıra
sözcelemler aracılığıyla edimde bulunmamıza da imkân tanır. İletişimde bağlama
merkezi bir rol atfederek bildirimlerle sınırlı kalmayan kullanımları inceleyen
edimbilim, gündelik dil üzerine odaklanan düşünürlerin çalışmalarıyla gelişen
bir dilbilim dalıdır. Dilin edimde bulunmaya imkân tanıyan işlevi, edimbilimin
erken dönem temsilcilerinden John L. Austin tarafından söz edimleri kuramında
açıklanmıştır. Edimbilimin bir diğer önemli ismi John R. Searle ise dolaylı söz
edimleri olarak isimlendirdiği ima, ironi ve metafor gibi kullanımlarda söz
edimlerinin söylenenden fazlasını içerdiği durumlara işaret etmektedir. Bu tip
kullanımlarda, söylenen ile kastedilen arasında biçimsel açıdan uyumsuzluk
bulunur. Makalemizde de idare hukuku kapsamındaki iletişim süreçlerinde, hukuk
profesyonellerine iletilen ve “kastedilen anlam” ile “anlatım biçimi” arasında
bir tür uyumsuzluk bulunan hukuki görüş taleplerinin edimbilimsel kullanımları
incelenmektedir. İletişim sürecinin bir ucunda idare içerisinde danışılan
hukukçu; diğer ucunda ise yine aynı idare içerisinde çalışan ve görüş talebini
ileten personel yer almaktadır. Hukuk edimbilimi bağlamında söz konusu
talepler, biçimsel açıdan görüş talebi görünümünde olmasına karşın mevzuatın
semantik anlamını aşan nitelikteki kullanımlar olarak farklı amaçlarla muhataba
iletilmektedir. Mali, hukuki ya da cezai açıdan yüksek sorumluluk gerektiren
durumlarda, danışan pozisyonundaki görevlinin takdir yetkisini kullanmama
yönündeki isteksizliği bu amaçlar arasında sayılabilir. Tesis edilmesi gereken
işlem öncesinde inceleme ve araştırma yapmak yerine konunun görüş talebi olarak
doğrudan hukuk profesyoneline iletilmesi de diğer bir sebep olarak
gösterilebilir. Anılan hukuki olgu John L. Austin ve John R. Searle’ün yanı
sıra H. Paul Grice’ın sezdirim kuramı çerçevesinde de çalışmamızda ele
alınmaktadır. Grice, literal anlamla kastedilen anlam arasındaki uyumsuzluğa
rağmen iletişimin hangi ilkeler ışığında gerçekleştiğini kuramında açıklamaktadır.
Grice tarafından tespit edilen ilkelerin ihlali dolayısıyla ortaya çıkan
manipülatif konuşmanın doğasını tartışan Justin D'Ambrosio’nun görüşleri de
incelediğimiz edimbilimsel kullanım bakımından önem arz etmektedir.