Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı, Ankara, 2024
Akademik araştırma sahası olarak hukuk tarihine ve bu bağlamda
“Türk Anayasa Tarihine” duyulan ilginin son dönemlerde arttığı, konunun
farklı disiplinlerin de ilgi odağı olmaya başladığı memnuniyetle görülmektedir.
Elinizdeki bu eser, Osmanlı’dan günümüz Türkiyesi’ne uzanan bir
zaman aralığında anayasal metinlerin ortaya çıkışını, gelişimini ve dönüşümünü
tarihsel bağlam içinde ortaya koymak amacındadır. Cumhuriyetimizin
100. yılı çerçevesinde bu amacı gerçekleştirmek için Atatürk Kültür,
Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun kuruluşuna dâhil kurumlardan biri olan
Atatürk Araştırma Merkezinde Hukuk Tarihi Çalışma Grubu kurulmuştur.
Türk anayasa tarihi çalışmalarına kazandıracağı faydadan hareketle
adı geçen çalışma grubu, editoryal mahiyeti haiz bu eseri yayıma hazırlama
çalışmalarına 2022 yılı Ocak ayı itibariyle başlamıştır.
Uzun soluklu, yoğun ve oldukça titiz bir çalışmanın ürünü olan eserin
başında yer alan “Takdim bölümü”, Osmanlı’dan günümüze Türk anayasa
metinlerini bir bütün olarak ele almak gibi muhtasar, müfit ve özgün bir
çabayı ortaya koymaktadır. Son anayasayı doğru anlamanın ilk anayasayı ve
hatta ilk anayasaya esas teşkil eden kilometre taşları olan anayasal gelişmeleri
tahlil etmekten geçtiği düşüncesiyle, eserin takdim kısmında Fatih’in Teşkilat
Kanunnamesi’nden 1982 Anayasası’na uzanan panoramik bir fotoğraf
sunulmaya gayret edilmiştir. Türk Anayasa hukuku serüvenini ortaya koymak
için çalışma bağlamındaki tüm hukuk metinleri değişiklikleri ile beraber
ortaya konmuştur. Takdimde anayasal gelişme ve anayasa metinlerine sayfa
sayısı itibariyle eşit oranda yer verme kaygısına düşülmemiş olup hukuk metinlerinin
etkisi ve rolü oranında mümkün olduğunca önemli telakki edilen
hususların aktarılmasına yetecek kadar izahat merkeze alınmıştır. Örneğin
modern Türkiye’nin doğuşunu pek çok açıdan hazırlayan ve hızlandıran bu
bağlamda modern anlamda kanun ve anayasalar devrini de başlatan Gülhane
Hatt-ı Hümâyûnu’na görece daha geniş yer verilmiştir. Aynı şekilde
Osmanlı Klasik dönemindeki anlayış Fatih’in Teşkilat Kanunnamesi üzerinden
ortaya konulmaya çalışılmıştır. Tarihimizdeki ilk anayasa olan Kanûn-ı
Esâsî ile mevcut 1982 Anayasası da dâhil olmak üzere anayasa metinlerinin
teorik tartışmalar ile beraber tahlil edilmesi çalışmanın amacı dışında kalmıştır.
Çalışmada ele alınan anayasa metinlerinin ön plana çıkan yönleri ortaya
konulmaya çalışılmıştır. Eser bir bütün olarak; anayasa hukukçuları ve tarihçileri
başta olmak üzere konuya ilgi duyan tüm araştırmacılara, konuyla ilgili
olan okurlara bir Türk anayasa tarihi anlatısı sunmaktadır.
Eserin sonuna, anayasa metinlerinde geçen bazı teknik kavramlar
X OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE TÜRK ANAYASA METİNLERİ
“Kavram Dizini” başlığıyla eklenmiştir. Söz konusu kavram dizininin de eser
için özgün bir nitelik teşkil ettiği değerlendirilmektedir. Öyle ki, bu kavram
dizini araştırmacılara ilk dönemlerden itibaren anayasalarda ortaya konan
anayasa hukukuna münhasır terimleri, ilke ve esasları yansıtan tarihsel bir izleği
ortaya koymaktadır. Söz konusu “Kavram Dizini”nde bazı kavramların
anayasa metinlerinde karşılık geldiği açıklamalar yapılırken herkesçe bilindiği
düşünülen ve duyulduğunda aynı anlamı çağrıştıran bazı kavramların ise
açıklanmasına gerek duyulmamıştır.
Anayasa metinlerinin Osmanlıca asılları ile transliterasyonları/çeviri
yazılarına birlikte yer verilen çalışmayla, ayrıntılı tahliller yapmak amacında
olan araştırmacılar için elverişli bir kaynak eser meydana geldiği düşünülmektedir.
Transliterasyonda ana metne sadık kalınmakla birlikte örneğin, ayn
(ʻ) işareti kelimelerin ortasında ve sonunda gösterilip başında gösterilmemiştir.
Yine, Arapça bir karakter olan “hemze” her zaman değil, sakin (cezm)
durumlarda gösterilmiştir. Ayrıca, transliterasyonda bütün uzatma işaretleri
gösterilmiş fakat kaf ve sad gibi kalın sesli harflerin uzatmaları (⁻) ile değil (^)
ile yapılmıştır. Hukuk ve tarih yazınında Türk anayasalarının çeviri yazıları
bulunuyor olsa da bu eserde çeviri yazı standardının iyi bir örneği sunulmaya
çalışılmıştır.